Zemherilerde doğmuşum,
Karlı yüce dağ başlarında.
Tipiye, borana alışkınım,
Eser dururlar başımda
Yüce dağlardan aşar yolum,
Bir yanım zevki sefada bir yanım mahzun.
Yalan dolan bilmez ki dilim.
Ölümüne severim, namerde nefretim.
Eğilmez başım, saklıdır göz yaşım,
İhanetleredir benim isyanım.
En çok vefasızlıklar yakar canım.
Sabır, yinede sabır can dadaşım
Düşmanın karşısında aşılamaz kalayım,
Milletimin emrinde fedakar hizmetkarım.
Mazlumun yanında merhamettir adım,
Zalime karşı çift başlı, savaşçı kartalım.
Dadaşım her zaman sadakatle bağlanmıştır vatanına,
Gözü kara fedai olmuştur hem savaşta hem barışta.
Yiğitliği ve fedakarlığıyla nam salmıştır cihana,
Canını cananını feda etmiştir Milleti uğruna.
Dadaşım, yiğitsin, sadıksın çok da fedakarsın
Ama bilirim ağam, yüreğinden yaralısın.
Bir zamanların doğunun Paris’i Erzurum’un
Şimdilerde sönmüş yıldızı, garip ve mahzun.
İsmail Hakkı Kavurmacı
27.02.2006 Erzurum
.